Hava kirliliği; asit yağmurları, dumanlı sis tabakası ve ozon tabakasının incelmesine sebep oluyor. Ancak hava kirliliğinin en önemli etkisi insan sağlığı üzerinde gözleniyor. Dünya Sağlık Örgütü’nün yaptığı açıklamaya göre hava kirliliği, 2019 yılında dünyanın karşılaşacağı sorunlar listesinin zirvesinde yer alıyor. Dünya Sağlık Örgütü’nün raporuna göre, dünyada her 10 kişiden 9’u kirli hava soluyor ve yılda 7 milyon insan hava kirliliğinin sebep olduğu hastalıklar yüzünden hayatını kaybediyor.

Çevre ve Şehircilik  Bakanlığı tarafından yürütülen  Türkiye’deki Şehirlerde Hava Kalitesinin İyileştirilmesi ve Kamuoyu Farkındalığının Artırılması Projesi – CityAir ile hava kirliliği ve kirliliğin insan sağlığına olan etkisi konusunda toplumda farkındalık oluşturulması amaçlanıyor. Bu amaç doğrultusunda birçok ilde eğitimler düzenlenecek ve tüm yaş gruplarından bireyler, düşük hava kalitesinin insan sağlığı üzerindeki olumsuz etkileri hakkında bilgilendirilecek.

Proje kapsamında yerel belediyeler ile iş birliği yapılacak ve hava kirliliği sorununun çözülmesi için yetkili makamların teknik ve idari kapasitelerinin artırılması sağlanacak. Emisyon ölçümleriyle şehirlerin hava kalitesi sürekli gözetlenecek ve hava kalitesindeki değişimler ilgili birimlerce rapor edilecek. Artan farkındalık ve etkin mücadele ile uzun vadede hava kirliliğine bağlı sağlık sorunlarının önemli ölçüde azalması bekleniyor.

Hava kirliliğinin halk sağlığı üzerindeki etkileri

Ortalama ağırlıkta bir insanın, akciğerlerinden her gün yaklaşık 19 m3 (23 kilogram) hava geçer. Bu miktar, kişinin yaşına ve fiziksel aktivitesine göre farklılık gösterir.

Soluduğumuz havanın kalitesi, insan metabolizmasının fonksiyonlarını yerine getirmede büyük bir etkendir.

Havadan gelen kirletici maddeler öncelikle insanın solunum sisteminden akciğerlere geçerek dolaşım sistemine girerler ve bu nedenle diğer fizyolojik işlemlere zarar verirler.

Dünya Sağlık Örgütü, 2019 yılında her yıl 8 milyon insanın erken ölümüne sebep olan hava kirliliğini, kanserin en önemli çevresel nedeni ilan etti.

Sadece çocuklar ve yaşlılar değil; hava kirliliğine maruz kalan herkesin kalp ve solunum yolu hastalıkları (astım, KOAH vb.), felç, kanser ve benzeri hastalıklara yakalanma ve erken ölüm riskinin arttığı artık biliniyor.

Öte yandan hava kirliliği, özellikle kalp ve solunum sistemi hastalıklarından kaynaklı ölümlerle bağlantılıdır. Hava kirliliğinin azaltılması ölüm oranlarının da azalmasını sağlayacaktır.

Hava kirliliğinden en çok etkilenenler

  • Astım, KOAH vb. akciğer hastaları
  • Kalp hastaları
  • Tansiyon ve diyabet vb. kronik rahatsızlığı bulunanlar
  • Çocuklar ve bebekler
  • Yaşlılar
  • Hamileler

Hava kirliliği pek çok sağlık sorunu ile bağlantılı:

  • Akciğer kanseri vakalarında artış

  • Kronik astım krizi sıklığında artış

  • Göğüs daralması sıklığında artış

  • Öksürük/balgam sıklığında artış

  • Üst solunum sistemi akut bozukluğunda artış

  • Göz, burun ve boğaz tahribatında artış

  • Soluk alma kapasitesinde düşüş

  • Solunum sorunlarına bağlı artan ölüm oranı

  • İş veriminde ve üretimde düşüş

  • Sağlık tedavi masraflarında artış

Partikül madde kirliliği, havada bulunan katı taneciklerin ve sıvı damlacıkların karışımıdır. Taneciklerin boyutları geniş bir aralığa yayılır. (PM10 ve PM2.5)

Kaba tanecikler(PM10):
2.5-10 μm aralığındaki tanecikler, “kaba” tanecikler olarak adlandırılır.
Kaba tanecik kaynakları:
Kırma, öğütme işlemleri, inşaat – hafriyat faaliyetleri ve yollardan kalkan tozlardır. Çöl tozları da bu kapsamda yer almaktadır.

İnce tanecikler:
2.5 μm’den daha küçük tanecikler “ince tanecikler” olarak adlandırılır. Akciğerlerimize kadar girebilen çok küçük tanecikler 1 μm’nin altındaki taneciklerdir ve solunum sisteminde birikerek ciddi sağlık problemlerine yol açabilirler. (1 μm = 0,001 mm)
İnce tanecik kaynakları:
Motorlu taşıtlar, enerji santralleri, yakacak olarak odun kullanımı, orman yangınları, tarım kaynaklı ve endüstriyel prosesler.

Sağlık Etkileri:
Çapı 10 μm’den küçük tanecikler bazı sağlık problemlerine sebep olabilir veya mevcut sağlık problemlerini şiddetlendirebilir (astım gibi).

Bu tanecikler kalp ve solunum hastalıklarından kaynaklı ölümler ile bağdaştırılmıştır. Araştırmacılar partikül maddeye maruz kalan dördüncü sınıf öğrencilerinin akciğer fonksiyonlarında ve gelişiminde önemli bir gerileme olduğunu gözlemlemişlerdir. Dışarıda daha çok zaman geçiren çocuklar için bu gerilemenin daha yüksek oranda olduğu görülmüştür. Başka bir çalışmada, PM10 seviyesinin daha düşük olduğu bölgelerde büyüyen çocuklarda akciğer kapasitesinde artış görülürken, PM10 seviyesinin yüksek olduğu bölgelerde büyüyen çocuklarda akciğer fonksiyonlarında azalma olduğu görülmüştür. Ayrıca, yüksek oranda PM’ye maruz kalan çocuklar, daha az maruz kalan çocuklara nazaran 4.67 puan daha düşük tam ölçekli ve sözlü IQ seviyesine sahiptirler

Risk Grupları:

  • Partikül madde kirliliği için kalp veya solunum rahatsızlığı olanlar (KOAH, astım vb.),
  • Yaşlılar (teşhisi konulmamış kalp veya solunum rahatsızlıkları olanlar),
  • Kronik rahatsızlığı bulunanlar (tansiyon, diyabet vb),
  • Hamileler ve çocuklar hassas gruplardır.

SO2 potansiyel olarak akarsu ve göllerdeki su ekosistemlerini olumsuz etkiler ve ormanların zarar görmesine yol açacak asit yağmurlarına sebep olur. SO2 ayrıca atmosferde partikül madde oluşumuna katkıda bulunur.

Kaynakları:
Evsel ısınmada, sanayi sektörlerinde ve ulaştırmada kükürtlü yakıtların yakılması durumunda açığa çıkar.

Sağlık Etkileri:
Yüksek SO2 konsantrasyonları solunum yollarının işlevini etkileyebilir ve astım dahil solunum yolu hastalıklarına neden olacak biçimde solunum
sistemine etki edebilir.

Risk Grupları:

  • Astım, kronik bronşit, KOAH ve amfizem gibi akciğer hastalığı olanlar
  • Akciğerleri halen gelişme aşamasında olan çocuklar
  • Açık havada çalışan veya egzersiz yapan her yaştan kişiler
  • Kronik rahatsızlığı bulunanlar (tansiyon, diyabet vb)
  • Hamileler, çocuklar ve yaşlılar.

Ozon, hem yer seviyesinde ve hem de üst atmosferde bulunmaktadır. Ozon bulunduğu yüksekliğe göre faydalı veya zararlı olabilir.

Faydalı ozon:
Ozon doğal olarak, atmosferin üst tabakasında yerkürenin 15 – 35 km üzerinde stratosferin alt yüzeyine doğru oluşur ve koruyucu bir tabaka olarak dünyayı güneşin zararlı ultraviyole ışınlarından korur.

Zararlı ozon:
Yer seviyesinde oluşan ozon özellikle Mayıs – Ekim döneminde tarımsal verim ve insan sağlığı üzerinde olumsuz etkileri olan bir kirleticidir.

Kaynakları:
Araç egzozları, enerji santralleri, endüstriyel kazanlar, rafineriler, kimyasal fabrikalardan ve benzeri kaynaklardan atmosfere verilen kirleticiler, güneş ışınlarının mevcudiyetinde kimyasal reaksiyona girerek zararlı ozonu oluşturur.

Sağlık Etkileri:

  • Ozon; öksürük, boğaz tahrişi ve/veya göğüste rahatsızlık hissine sebebiyet vererek solunum yollarını tahriş edebilir. Akciğer fonksiyonunu azaltarak, derin ve kuvvetli nefes almayı güçleştirebilir. Solunum hızlanır ve normalden daha yüzeysel olur.
  • Ozon, astımı kötüleştirebilir. İnsanları; astım tetikleyicileri olan evcil hayvanlar, polenler ve ev tozu akarları gibi alerjenlere karşı daha hassas hale getirir.
  • Ozon, akciğerlerin iç yüzeyini iltihaplandırabilir ve zarar verebilir.
  • Fiziksel aktivite sırasında ozon, akciğerlerin derinliklerine kadar nüfuz ederek zararlı etkilerini gösterir ve kalıcı hasarlar yaratabilir.
  • Solunum rahatsızlığı olan kişilerde, astımlılar dâhil, ozona maruz kalma sonucu, akciğerlerin etkilenmesi daha kolaydır. Bu kişiler diğer insanlara göre daha düşük ozon seviyelerinde de ozonun zararlı etkilerini hissedebilirler.

Risk Grupları:

  • Dış ortamda aktif olan yetişkinler
  • Astım gibi solunum hastalığı olanlar
  • Ozona karşı çok hassas olan kişiler
  • Kronik rahatsızlığı bulunanlar (tansiyon, diyabet vb.)
  • Çocuklar, hamileler ve yaşlılara nüfuz ederek zararlı etkilerini gösterir ve kalıcı hasarlar yaratabilir.
  • Solunum rahatsızlığı olan kişilerde, astımlılar dâhil, ozona maruz kalma sonucu, akciğerlerin etkilenmesi daha kolaydır. Diğer insanlara göre daha düşük ozon seviyelerinde de ozonun zararlı etkilerini hissedebilirler.

Karbonmonoksit temel olarak fosil yakıtların tam yanmaması sonucu oluşan ve solunum yoluyla etkisini gösteren tehlikeli bir kirleticidir.

Kaynakları:
Şehirlerdeki kaynağını büyük oranda araç egzozları oluşturmaktadır. Ayrıca evsel ısınma amaçlı kullanılan yakıtların verimli yanmaması sonucu oluşmaktadır. Diğer kaynakları ise endüstriyel proseslerdeki yakıtların yanmasıdır.

Sağlık Etkileri:
CO, akciğerler yolu ile kan dolaşımına girer ve oksijeni hücrelere taşıyan hemoglobine bağlanır. Bu yolla, CO organ ve dokulara ulaşan oksijen miktarını azaltır. Böylece zehirlenmelere sebep olabilir. Sağlıklı kişilerde, daha yüksek seviyelerdeki CO’ya maruziyet, zihinsel algılama ve gözün görme gücünü etkileyebilir. CO maruziyeti egzersiz yaparken göğüs ağrısı ve diğer kalp rahatsızlıklarına neden olabilir.

Risk Grupları:

  • Hafif ve daha ağır kalp ve solunum sistemi hastalığı olan kişiler (örneğin; anjina, kalp yetmezliği, beyin kan damarları ile ilgili hastalıklar ve anemi, KOAH kronik tıkayıcı akciğer hastalığı olan kişiler)
  • Yeni doğmuş ve anne karnındaki bebekler
  • Kronik rahatsızlığı bulunanlar (tansiyon, diyabet vb)
  • Hamileler, çocuklar ve yaşlılar

Azot oksitler; atmosferde reaksiyona girerek smog ve asit yağmuru meydana getirdikleri gibi; partikül madde (PM) ve yer seviyesi ozonu oluşumunda da temel rol oynarlar.

Kaynakları:
NOx, özellikle yüksek sıcaklıklarda yanma olayı sırasında havadaki azot ve oksijen gazlarının reaksiyona girmesiyle meydana gelir.

Sağlık Etkileri:
Azot oksitler, yüksek konsantrasyonlarda solunum yollarını tahriş ederek iltihaplanmasına neden olabilir. Uzun süreli maruz kalma akciğer fonksiyonlarını kısıtlayabilir, solunum yolu sorunları konusunda riski artırabilir ve alerjenlerle etkileşimi kolay hale getirebilir.

Risk Grupları:

  • Astım, kronik bronşit, KOAH ve amfizem gibi akciğer hastalığı olanlar
  • Büyüme çağındaki çocuklar
  • Açık havada çalışan veya egzersiz yapan her yaştan kişiler
  • Kronik rahatsızlığı bulunanlar (tansiyon, diyabet vb)
  • Hamileler ve yaşlılar
  • Türkçe
  • English